Ya Twitter = Hype? …Ya da “Facebook bizi bitirdi” diyen Social Networking girişimcileri yalan söylüyor?

Bir blog platformu düşünün. Adı Twitter olsun. Köşesinde kuş tünemiş olsun. Yazabileceğiniz maksimum blog yazısı uzunluğu Blogger ve Wordpress gibi platformların aksine sınırlandırılmış olsun. Bu sınır da maksimum 140 karakter olsun.
Bir batımda yazabilecek sadece 140 karakteriniz olsa ne yazardınız? İnsanlara ne duyurmak isterdiniz? Herhalde o anda ne yapmakta olduğunuzu… Anlık durumunuzu…
“Anlık durum bildirisi” Facebook’da da gayet net biçimde belirtebildiğiniz birşey. Facebook’un tasarım değişikliği de anlık durumunuzu iyiden iyiye arkadaşlarınızın gözüne gözüne sokmanıza ortam sağladı. Hatta Facebook’u sırf bu amaçla kullanan kişiler bile var. (Bu “anlık durum bildirimi” ne çok yapılmak istenen birşeymiş yahu! Sanki herkes birer anonim şirket, herkes borsaya açılmış, herkesin arkadaşı birer shareholder, herkes meraktan yanıp tutuşuyor, herkese faaliyetler hakkında anlık bilgi verme zorunluluğu var… İlginç
)
Twitter’ın oldukça başarılı olduğu, Google’ın bile peşinde olduğu düşünüldüğünde Facebook’a trafik kaybetmekten yana şikayetçi Sosyal Network ağı girişimcilerinin argümanları biraz zedeleniyor. Facebook’la fonksyionalite anlamında birebir örtüşen ağların trafik kaybetmesi doğal olabilir. Ancak fonksiyonalite anlamında sivrilen, Facebook’la karşılaştırıldığında daha vertical vektörlerde fonkisyonlara sahip olabilen özellikle Business Network platformu gibi sitelerin demek ki esas amaçlarını yeterince yerine getirmedikleri sonucuna ulaşabiliriz. Ya da bu esas amaçlarını yansıtmakta yeterince başarılı olmadıkları. Bu tür siteler en fazla, “gerçekte sahip olmamaları gereken” bir trafiği kaybetmişlerdir. Facebook’dan yana şikayetçi Sosyal Ağ sitelerinin bu durumda yapabilecekleri en uygun hareket, Twitter örneğinden hareketle, kendilerini Facebook’un fonksiyon alanından uzaklaştıracak daha dikey fonkisyonlarını ön plana çıkararak bunlar üzerinde yoğunlaşmaları olabilir.
