Neden herkes Internet pazarlamasında başarılı olamaz? The Real Milli Vanilli Effect :)

Gökhan Toka tarafından 20/04/2009 tarihinde Internet ve Bilişim konusunda yazıldı | Yorum Bırakın

Yaşı küçük olanlar büyük olasılıkla hatırtlamayacaklardır. Ancak özellikle 80 öncesi doğumlular için hafızalarında mutlaka yer etmiş, müzik endüstrisinden gelip geçmiş, unutulmaz bir “Milli Vanilli” vakası vardır.

İki adet karayağız, son derece prezentabl delikanlıdan mütevelli, Alman originli bir grup olan Milli Vanilli, 1980′lerin sonunda pop müzik piyasasını adeta domine ederler. İlk albümleri ile Amerika’da tam 6 tane platin plak ödülü, bir de en iyi yeni çıkış dalında Grammy ödülü alırlar. Yakışıklı, sırım gibi, artist klonu, çukulata sesli ikilinin önlenemez yükselişi, birkaç yıl sonra yaptıkları şu açıklama sonrasında önlenemez bir düşüş ve trajedi öyküsüne dönüşür: “Üzgünüz…. ama şarkıları biz söylemiyorduk. Biz sadece playback yaptık. Bu bir pazarlama kampanyasıydı…”

Verilen ödüller geri alınır. Grup ve bu olay unutulur. Hatta içlerinden biri trajik biçimde uyuşturucu batağında ölür. Bu süreçte birsürü irili ufaklı ve tamamı na-prezantabl kişilik, “biz gerçek Milli Vanilliyiz” diyerek müzik endüstrisini işgal eder. Ancak hiçbiri başarılı olamaz.

Popüler müzik endüstrisi bu olayı her zaman için istenmeyen ve nahoş bir sahtekarlık öyküsü olarak hatırladı. Hemen herkes bu olayı bu şekilde hatırladı. Ancak bana göre bu bir sahtekarlık değildi. Grubun prodüktörlüğünü yapan, Milli Vanilli’nin arkasındaki beyin olan Alman yapımcı Frank Farian bunu bir konvensiyonel pazarlama projesi olarak tasarlamıştı. Farian önce şarkıları gerçekten üreten ve seslendiren ekibi, yani yeteneği keşfetmiş, ancak bu grubun pazarlanamaz nitelikte olduğunu da hemen anlamıştı. Bu nedenle popüler müzik tüketim kültürünün talep ettiği bir başarı kriteri olan prezentasyon gücünü de, bu iki karayağız delikanlıyı sahneye sürerek sağladı. Üstelik hiçbir zaman şarkıları görünen ikilinin söylediği de belirtilmedi. Albümün ulaştığı satış rakamları, aldığı sayısız ödüller, dünya çapında topladığı takdir göz önüne alındığında:

1. Bu pazarlama kampanyası çok başarılıdır
2. Bu albüm müzikalite açısından başarılıdır

Ödüllerin sonradan geri alınması etik açıdan elbette ki doğru bir hareket olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte ödülleri verenlerin samimiyetsizliği de söz konusu. Çünkü ödüller kim ne derse desin yukarıdaki iki alandaki başarıyı da aynı anda değerlendirmektedir. Sonuçta ise Milli Vanilli projesi söz konusu olduğunda, yukarıdaki 1 ve 2 nolu çıkarımlar değişmemektedir. Konvansiyonel pazarlamada neyi ne kalitede sunduğunuz yeterince önemli değildir. Bunu nasıl sunduğunuz çok daha önemlidir. Bu durumda da konvansiyonel pazarlama yöntemleri üzerinde işleyen piyasalardaki başarı kriterleri, gerçekten başarıyı ölçmenin ötesinde, daha soyut boyutlara sahiptir. Kocaman gülüşünüz, güzel takım elbiseniz, mezun olduğunuz okullar, kısa eteğiniz, isminizin yanına eklediğiniz sertifika kısaltmaları, prezentasyonlarınızda kullandığınız fantastik renkler, uluslararası adı kalabalık firmalardaki adı zor telaffuz edilen pozisyonlardaki iş tecrübeleriniz, elinizi kolunuzu sallamanız, bağır çağır konuşmanız, katır gibi yüksek oktav kahkaha atmanız… Bunlar sizi konvansiyonel pazarlama kurallarının işlediği bir piyasada pazarlamanın kralı yapabilir.

Ama Internet pazarlaması söz konusu olduğunda, başarıyı elde edebilmek için çok daha başka birşeye ihtiyacınız var. Bu da gerçek anlamda başarıdır. Başarının kendisidir.

Internet, diğer mecraların aksine başarının çok daha somut biçimde ölçülebildiği bir dünyadır. Internette başarı kriterleri kantatiftir. Site istatistikleriniz her şeyi ortaya koyar. Siz isterseniz dev bir grubun milyon dolarlar yatırım yaptığı bir Web projesinin Internet pazarlamasını yürütüyor olun, boyun eğeceğiniz rakibiniz cüzzi rakamlarla projesini döndüren genç ve zeki, lise mezunu bir Internet girişimcisi olabilir. Internetin belki de en büyük gücü, başarıyı ürün ve hizmetin gerçek kalitesiyle ölçebilme noktasındaki yankıdan arındırılmış saf yoğunluğunda saklı.

Example SERP

  • ERDEM CÖMERT said,

    Bu anlattıklarınız çok işime yarayacak:) Teşekürler.

Yorum Bırakın